Ara Verdik

Sinemayadair.com web hosting problemleri sebebiyle uzun bir süre yayınlarına ara vermek zorunda kalmıştı. Bu durumdan dolayı tüm Sinemayadair.com takipçilerinden özür diliyoruz.

Hosting problemlerinin giderilmesiyle birlikte, Sinemayadair.com yeni yüzüyle ve öncekinden daha dolu, güncel ve zengin sinemaya dair içeriklerle pek yakında yayında olacak...

Bu süre boyunca Sinemayadair.com'u sosyal medyadan takip edebilirsiniz:

22 Mayıs 2012

The Bride Wore Black: Bu Geline Siyah Yakışmış


Fransız yeni dalga akımının önemli yönetmenlerinden bir tanesi olan Francis Truffaut’un ellerinden çıkmış ve konusu Quentın Tarantıno’nun Kill Bill’ine  ilham kayanağı olmuş bir film var karşımızda. Sakın düşünmeyin ki bu film de Kill Bill kadar vahşet. Başrolünü Jenne Moreou’nun üstlendiği film, Kill Bill’e göre daha uslu ve karmaşık olmayan bir senaryosu var.

Julie adında ki güzelimiz, David ile klisede evlilik töreninden sonra tam arabalarına binecekken, David silahla vurulur. Ölüm sebebi kasti değildir, beş bekar erkeğin kafayı dağıtıp içtikleri gün bekar tayfadan biri silahı alır ve kiliseye doğru hedef alır. O içkinin verdiği etkiyle biraz çakır keyif olan bu adam bu sefer düğünün olduğu yere hedef alır. Arkadaşları silahı elinden almak ister, o sırada silah patlar. Olan Julie’nin karısına olur. Julie, David öldükten sonra hepsinin izini bulup öldürmeye başlar.

Filmde ölüm anına birçok kez geri dönüşler oluyor. Julie kurbanlarını teker teker öldürdükten sonra David’in nasıl öldüğü bir yapboz gibi yerine oturuyor. Kurbanlarını fazla vahşice olmayan klasik yöntemlerle öldürmeyi tercih ediyor. Julie’nin eşini kaybettikten sonra ki psikolojisi fazla derine inmeden anlatılmamış. Genelde gelinin intikamı üzerine yoğunlaşılmış.

Julie üçüncü kurbanını öldürmeye giderken kurbanın çocuğunu, onun okul öğretmeni  olduğunu söylerek kandırır. Kurban öldürdükten sonra ise polisler olay yerine gelir. Çocuğun asıl öğretmenini şüpheli olarak getirirler. Çocuğun karşısına çıkar. Ufaklık dün eve gelen öğretmenin gerçek öğretmeni olduğunu yani Julie olmadığını söyler ve kadını hapse attırır. Sonrasında gazetede çıkan bir haberden Julie telefondan polisleri arayıp onun suçsuz olduğunu söyler. Burada filmin inandırıcılığını yitiren bir unsur var ve kafalarda soru işareti bırakabilcek cinsten. Filmde oynayan çocuk rol olarak zeka özürlü veya salak olarak karşımıza da çıkmıyor. “Beş - altı yaşındaki bir çocuk kendi öğretmenini tanımayacak kadar aptal mı?” diye kafanızda bir soru oluşabilir. Bu da filmin nazar boncuğu olsun diyelim.

The Woman Wore Black (Siyah Gelinlik) filminin durumundan genel olarak bahsedersek; izlenilebilir goresiz bir intikam filmi.

Kaybedecek bir şeyi olmayan kurbanlarına soğuk mesafeli bir tavırla yaklaşmasına rağmen onları etkileyebilen cazibeli kadını Kill Bill’in Gelin’i kadar severseniz umarım.

Yazar: Murat Boncuk

0 yorum: