Ara Verdik

Sinemayadair.com web hosting problemleri sebebiyle uzun bir süre yayınlarına ara vermek zorunda kalmıştı. Bu durumdan dolayı tüm Sinemayadair.com takipçilerinden özür diliyoruz.

Hosting problemlerinin giderilmesiyle birlikte, Sinemayadair.com yeni yüzüyle ve öncekinden daha dolu, güncel ve zengin sinemaya dair içeriklerle pek yakında yayında olacak...

Bu süre boyunca Sinemayadair.com'u sosyal medyadan takip edebilirsiniz:

21 Mayıs 2012

Irreversible: Bu Yoldan Dönüş Yok


Bu filmi üç sene önce okuduğum okuldaki hocam bahsetmişti. Filmden bahsettikten sonra bize izlemeyin demişti. İzledikten sonra neden böyle bir şey dediğini gayet iyi bir şekilde anlamış bulunmaktayım.

O gün bugünmüş demek ki. Ben de bu filmi izlemeye kendimi hazır hissettim. Düşündüm “ne filmler  izledim, ne görseller gördüm, ne olabilir ki?” dedim ve  başladım filmi izlemeye…

Farklı kamera açılarıyla film başlıyor. Sonra bir evde iki tane hayattan bezmiş,  çok görmüş, çok geçirmiş iki adam konuşuyor, onları görüyoruz. Kamera bizi bu sefer bir gay barın önünde ambulanslar, polis araçlarının olduğu bir yere götürüyor ve o sırada tartışmalar, polislerin sorgu suali küfürler havada uçuşuyor.

Merak ediyorsunuz olay nedir, ne değildir diye? Yönetmenimiz Gasper Noe ise olayı baştan sona gösteriyor. Marcus (Vincent Russel) adında serseri ruhlu bir herif ve Pierre (Albert Dupontel)  artık belli bir yaşa gelmiş, delidoluluktan çıkmış olaylara daha sakin yaklaşan bir adam. Bunlardan biri Alex (Monica Belluci) adında ki kızın eski kocası, diğeri de erkek arkadaşı. Alex ise tecavüze uğrayan ve şiddet gören kızımız. Bu iki arkadaş Alex’e tecavüz edip suratına dağıtan Tenya adında bir pezevengi bulmaya çalışıyorlar.

Olay zaten Tenya adındaki herifi bulma çabalarıyla başlıyor. Bir gay bara gidiyorlar ve Tenya’yı arıyorlar. İşte tam bu sırada gerçekleşen baş döndürücü kamera hareketleri, açık seks sahneleri ve en son tüyler ürperten insanın sinirlerini geren bir kol kırma sahnesi ve Pierre’nin yangın tüpüyle adamın kafasını ezmesi var ki bu izleyicilerin filmi yarıda bırakmasına bir sebep.

Bilindik üzere Cannes Film Festivali’nde birçok tartışmalara neden olmuş ve izleyen seyircilerin bir bölümü kusmuş, bayılmış ya da salonları terk etmiştir. Irreversible’dan sonra Gaper Noe skandal bir yönetmen olarak tanınmıştır.

Film gerçekçi bir bakış açışıyla işlenmiş belki rahatsız ediciliğinin temel sebeplerinden biri bu olsa gerek. Kameranlık yapmış yönetmenimizin kamerayı  iyi kullanması büyük bir artısı.

Beğenilip beğenilmemesi seyircilere kalmış bir şey. Çünkü içinde bulunan “gore” türüne ait unsurlar izleyicileri rahatsız edebilecek türde.

Filmde aklımdan çıkmayan en rahatsız edici sahne ise; Tenya’nın Alex’e tecavüz etmesi ve yüzünü acımasızca dağıtmasıydı.

Oyuncular rollerini ustaca oynamışlar, özellikle Vincent Cassel’in performansı harikaydı. Tüm rahatsız ediciliğine rağmen, tüm sinefillerin izlemesi gereken filmlerden bir tanesi.

Yazar: Murat Boncuk

0 yorum: