Ara Verdik

Sinemayadair.com web hosting problemleri sebebiyle uzun bir süre yayınlarına ara vermek zorunda kalmıştı. Bu durumdan dolayı tüm Sinemayadair.com takipçilerinden özür diliyoruz.

Hosting problemlerinin giderilmesiyle birlikte, Sinemayadair.com yeni yüzüyle ve öncekinden daha dolu, güncel ve zengin sinemaya dair içeriklerle pek yakında yayında olacak...

Bu süre boyunca Sinemayadair.com'u sosyal medyadan takip edebilirsiniz:

11 Nisan 2012

Sade Bir Hayat: Sıradışı ve Samimi Bir Bağ

Bu yıl 31. kez düzenlenmekte olan İKSV İstanbul Film Festivali'nde izlediğim Hong Kong yapımı drama tarzındaki “Sade Bir Hayat (A Simple Life / Tao Jie)” filminin 2011 yılında Venedik Film Festivali’nde dört ödül kazanmış olmasına şaşırmamalı. Yönetmenliğini Ann Hui’nin yaptığı film, altmış yıldır hizmetçilik yaptığı ailenin yanından, geçirdiği felç sebebiyle ayrılmak zorunda kalan Ah Tao’nun (Deannie Yip) sade hayatını, tiyatral anlamda her duyguyu zorla izleyiciye hissettirmeye çalışmadan, doğal bir şekilde sunuyor. Gerçek olaydan esinlenerek çekilen bu filmde, genç bir film yapımcısı olan Roger (Andy Lau) ve hizmetçisi arasındaki anne-oğul ilişkisi ve birbirlerine gösterdikleri nahif nezaket, izleyenin içine samimiyet ve sevgi duygularını işliyor.

Ann Hui, aslında dünya çapındaki film festivallerine yabancı değil. Örneğin Uluslararası Berlin Film Festivali kapsamında Summer Snow (1995) filmi ödüller kazanırken, Ordinary Heroes (1999) filminin de aynı festivalde bir adaylığı bulunuyor. Ayrıca, senelerdir Golden Horse ve Hong Kong Film Festivalleri’nde de yönetmenin adı sıkça duyuluyor. Dolayısıyla, “Sade Bir Hayat” filminin olumlu eleştiriler alması isabetli bir karar niteliğinde.

Adından da anlaşıldığı üzere film, hayata sade ve basit bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Dışardan bakıldığında filmin Roger ve Ah Tao arasında geçen bir masal olduğunu düşünebiliriz, ancak özünde bizi kucaklayan samimi ve evrensel temalar yer alıyor. Hong Kong’ta film endüstrisinde çalışan, ailenin orta yaşlı oğlu Roger’a hizmet veren Ah Tao’nun hikayesi, hayatla mücadelesini sürdüren her kesimden insana hitap ediyor.  

Filmin büyük bir kısmında, Ah Tao’nun geçirdiği felç sebebiyle yaşadığı huzur evi sahnelerini izliyoruz. Yönetmenin bu huzur evini kullanması filme iki şekilde etkileyicilik sağlıyor. Birincisi, Ah Tao’nun gözünden baktığımızda, altmış yıldır ilk defa ortam değiştirerek yepyeni insanların içine girmenin verdiği korkuyu hissetmek, Ah Tao ile olan duygusal bağı güçlendiriyor. İkincisi, yani izleyici gözüyle baktığımızdaysa, yaşlılıkları sebebiyle günlük aktivitelerini yapmakta dahi zorlanan insanları görüyor ve ister istemez kendimizi de aynı portreye oturtuyoruz. Yönetmen Hui‘nin izlediği yavaş ama emin adımlar ile, görsel olarak Ah Tao’nun sade hayatının içine çekiliyoruz. 

Yönetmen, mizah ve gözyaşını, acı tatlı olaylarla ustalıkla dengelemeyi başarmış. Bu dokunaklı sahnelerin baş mimarı Deannie Yip’i de unutmamak gerek. Kendisinin takdiri hak eden oyunuyla Venedik Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne layık görülmesi gayet normal.

Yetkin hazırlanmış bir drama olmasının dışında, “Sade Bir Hayat” filmi ile, yanında hizmetçi çalıştıran o köklü ailenin üyeleri arasındaki soğukluğu ve gittikçe kentleşen toplum içindeki iletişim eksikliğini de hissedebiliyoruz. Belki de hizmetçi denince akla gelen o donuk İngiliz ikonu yerine, sempatik bir anne görmenin yarattığı duygusal karmaşa da aklınızda yer edebilir. Bununla beraber, filmde daha da önemli bir soru takılıyor aklınıza. Koşulsuz sevgi illa ki kan bağıyla mı oluşur?

Sade Bir Hayat (A Simple Life / Tao Jie) sinema filminin fragmanını izleyin:

0 yorum: