sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2010

2010 Blog Ödülleri'nde Yarışıyoruz!

BÖ! 2010'da Kültür-Sanat blogları kategorisinde 300'ün üstünde blog olması ve Sinema bloglarına ayrı bir kategori açılmaması sinema blogcularını umutsuzlaştırıyor. Fakat ben eminim ki ilk 3'e mutlaka bir sinema blogu girecek...


Yenilenen tasarımı, özgün içeriği ve yeni domainiyle Sinemayadair.com bu konuda çok iddaalı!


Bloguma vereceğiniz destek bu konuda 7. Sanata vereceğiniz destek olacağına inanıyorum.


2010 Blog Ödülleri - Efes Pilsen Kültür Sanat Blogları kategorisinde aday olan Sinemayadair.com'a destek vermek ister misiniz?


Öyleyse BURAYA tıklayarak oyunuzu kullanın…

1 Temmuz 2009

16. Uluslararası İstanbul Caz Festivali

2-15 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek 16. Uluslararası İstanbul Caz Festivali, kenti köşe bucak festival coşkusuyla kaplamaya hazırlanıyor. Klasik ve modern cazdan, pop, rock, dünya müziği ve folka varan geniş bir yelpazede merakla beklenen konserler önümüzdeki haftadan itibaren müzikseverlerle buluşacak.

Festival iki hafta boyunca Marcus Miller'dan George Benson'a, Melody Gardot'dan Peter Cincotti'ye birçok önemli sanatçıyı ağırlayacak. Türkiye ve Avrupa'dan caz müzisyenlerini biraraya getirecek olan European Jazz Club da öne çıkan etkinliklerden.


1970'lerin sonlarında Elvis Costello ve Graham Parker'la birlikte Amerika'yı İngiliz punk'ı ve yepyeni bir new wave sound'uyla tanıştıran ozan-şarkıcı Joe Jackson, İstanbul Caz Festivali kapsamında ilk kez İstanbullu hayranlarıyla buluşuyor.


Symphony No. 1 adlı albümüyle 2000'de En İyi Enstrümantal Pop Albümü dalında Grammy kazanan sanatçı, hâlâ radyolarda çalınan "Is She Really Going Out With Him?", "Steppin' Out" ve "It's Different for Girls" gibi hit parçalarıyla tanınıyor.


Joe Jackson
İstanbul Modern
4 Temmuz Cumartesi, 21.00


Festival biletleri:
İKSV binası (pazar günleri hariç 10.00-17.30 arası)
Biletix satış kanallarında (www.biletix.com, Biletix Çağrı Merkezi 0216 556 98 00 ve
Biletix satış noktaları)

29 Mart 2009

Hollywood Yıldızı Eurovision'u Sunacak

Bu yıl Rusya başkenti Moskova'da yapılacak 54'üncü Eurovision şarkı yarışmasının küresel krize rağmen tarihin en görkemli yarışması olabilmesi için büyük çaba sarf eden Rusya yönetiminin sunuculuk için Sırp asıllı Hollywood yıldızı Milla Jovovich ile anlaştığı iddia edildi.

Rus Komsomolskaya Pravda Gazetesi'nde yer alan habere göre Eurovision şarkı yarışmasının ev sahibi Rusya'nın ORT televizyon kanalı sunucu seçmek için ülke içi elemeler düzenlemiş olsa bile sunucunun Jovovich olacağının bilindiğini yazdı.

İngilizce ve Rusça konuşan ünlü yıldızın, Rus sinema oyuncusu Yekaterine Rednikova tarafından ikna edildiği bildirildi.

Milla Jovovich'in bu görev için ne kadar para alacağı ise açıklanmadı.

ekolay

23 Mart 2009

Türk Sineması - Berlin İşbirliği


Son yıllarda büyük atılım yapan Türk sinemasının yurt dışına daha fazla açılımını sağlamak için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile sinema sektörünün temsilcileri, 25-27 Mart tarihleri arasında Berlin'i ziyaret edecek.

Berlin'deki toplantılarda, Türkiye ile Almanya'nın ortak yapımlar çekebilmesi için görüşmelerde bulunulacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema ve Telif Hakları Genel Müdürü Abdurrahman Çelik, 25-27 Mart tarihleri arasında bir heyetin Berlin Sinema Fonu'nun davetlisi olarak Almanya'ya gideceğini söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türk sinema sektörü temsilcilerinin yer alacağı 13 kişilik heyetin Berlin'de ortak yapımlar ve yapılabilecek çalışmalarla ilgili görüşmelerde bulunacağını bildiren Çelik, Berlin'de 2 gün süreyle iki ülke arasında nasıl ortak yapım ve projeler geliştirilebileceği yönünde konuların ele alınacağı bir panelin de gerçekleştirileceğini belirtti.

İki ülkede sinema konusundaki fonların nasıl bir sistemle çalıştığı konusunda da bilgi alışverişinde bulunulacağını da anlatan Çelik, ''Bizden oraya gidecek olan yönetmen ve yapımcılar da orada 2 gün boyunca projeler üzerinde görüş alışverişinde bulunacak. İlk defa böyle bir uygulama yapıyoruz. Buraya kadar gelinen noktada, Türkiye'de sinemanın son 4 yılda gösterdiği hızlı gelişim grafiğinin çok büyük etkisi var'' dedi.

AA

21 Şubat 2009

Habertürk Gazetesi Geliyor!


Sayılı Gün Çabuk Geçer

Dünden beri yazılarımı ihmal ettiğimin farkındayım.
Çok özür diliyorum.
Gazetemiz Habertürk, çıkış öncesi son düzlüğe girdiği için inanılmaz bir koşturmaca içindeyiz.
4 matbaamız peşpeşe prova baskı yapmaya başladı. İlk sonuçlar enfes.
Dünyada ilk kez bir gazete aynı anda 5 gazete birden verecek.
Bu nedenle baskı aşaması oldukça karmaşık ve ilk kez uygulanıyor.
Üretici ilk kez bu denli komplike bir matbaa makinası üretti.
3 ayı aşkın bir süredir kapalı devre olarak ürettiğimiz gazetemizi artık basabiliyoruz.
Dediğim gibi Türkiye’nin büyük bölümünde okurlarımıza her gün en az beş gazete vereceğiz.
Habertürk, HT Ekonomi, HT Spor, HT Magazin ve HT Kent gazeteleri her gün okurlarımızla buluşacak.
Haftasonları için de ayrı sürprizlerimiz olacak.
Tabii başka eklerimiz de.
Gazetelerimizi elinize aldığınızda çok şaşıracaksınız.
Bence sadece siz değil, dünyadaki bütün gazeteler ve gazeteciler de şaşıracak. Gazete anlayışında dünya çapında bir devrim olduğunu göreceksiniz.
Değişiklik başınızı döndürecek.
Gazetecilik olarak ne yapacaksınız diye sormak istediğinizi de tahmin ediyorum.
Her şeyden önce şunu söyleyeyim, Türkiye’nin en iyi muhabir kadrosuna sahibiz.
Bu bize haberde büyük bir avantaj sağlıyor.
Aylardır kapalı devre çıkardığımız gazetemizde her gün atlatma manşetlerimiz var.
Bizim haberlerimiz diğer gazetelerde bizden 24 saat, bazen de 1 hatta 2 ay sonra çıkıyor.
Bir örnek vermek gerekirse RTÜK Başkanı’nın okey oynarken görüntüleri dün Vatan’da yer aldı.
Biz ise bu haberi aylar önce yakalamıştık.
Keza HT Ekonomi size ulaşabiliyor olsaydı Sabancı Holding’deki değişimi en az 24 saat erken öğrenmiş olacaktınız.
Yazı işleri kadromuz genç ama yaşına oranla müthiş tecrübeli ve birikimli.
Daha önce de vurguladığım gibi bu gazete yazar değil muhabir ve haber ağırlıklı. Gerek Habertürk’te, gerek HT Spor’da, gerek HT Ekonomi’de, gerek HT Magazin’de gerek HT Kent’te her muhabirimiz bir yazar.
Yazarlarımız da var. Ahkamcı değil faydacı yazarlar.
Gazetemizin özgürlükçü, insan haklarına saygılı, bireyi koruyan tavrına uygun yazarlar.
Gazetemizi görünce ne kastettiğimi anlayacaksınız.
Gazetenizin çizgisi ne olacak diye soruyorlar.
En temel çizgimiz özgürlükçülüğümüz. Fazlasını söylemeye gerek yok.
Bugünkü gazetelere bakın, kim ayranım ekşi der.
Ne olduğumuzu her gün test edecek, olaylar karşısındaki tavrımızı görerek öğrenececeksiniz.
Lafla değil.
Her gün 5 gazetede vereceğimiz toplam haber sayısını ise söylememe herhalde gerek yok.
İlk baskılarımızı gören dostlarımız şaşkınlıklarını zaman zaman argo kelimelerle tanımlamak zorunda kalıyorlar.
Biliyorum ki, beklemekten sıkıldınız.
Biz de öyle.
2 ayı aşkın süredir hergün gazete hazırlayıp size ulaştıramamak bizim için de çok sıkıcı oluyor.
Çok kısa bir süre sonra karşınızda olacağız.
Bu arada kendilerini bize rakip olarak görenlerin bildik ayak oyunlarına başladıklarını ve bunu arttıracaklarını biliyoruz.
Örnek baskılarımızı ele geçirmeye çalıştıklarını biliyoruz.
Önemsemiyoruz da.
Bazı okurlarımız benim daha önce yazdığım yazılardan yola çıkarak “Çok mu pahalı olacaksınız” diye soruyorlar.
Dediğim gibi hükümet, tarikat, cemaat ve reklamveren baskısından tamamen uzak, tamamen bağımsız bir gazete için maliyetleri düşürmeye ve gazeteyi maliyet fiyatına satmaya kararlıyız.
Artık bunu da hesapladık.
Hiç de öyle düşünüldüğü gibi bir fiyata satılmayacak Habertürk gazeteleri.
5 gazete ve ekleri için 75 kuruş ödeyeceksiniz.
Gazeteyi elinize alınca bu fiyatın hakettiğinin üzerinde değil tam aksi olduğunu göreceksiniz.
Çok az kaldı.
Çok az.

FATİH ALTAYLI / HABERTÜRK

17 Eylül 2008

Sonsuzluğa Adım Adım...

Her batan günün ardından bir adım daha yaklaşıyor yaşamım sonsuzluğa...

Soluk alıp vermem kesiliyor tıkanıyorum dünya sanki üzerime geliyor her başlangıçta...

Uyanıp her sabah delicesine nefes nefese yokluyorum kendimi gerçekten var mıyım yoksa öylesine mi varlığım bu hayatta...

Garip ama gerçek bir hissiyatla yaklaşıyorum sona doğru, yansımalarıma bakıyorum hiç birinde benden eser olmadığını farketmek çok acı biliyorum...

Soruyorum tekrar tekrar irdeliyorum bendeki her seferinde bu hüsran niye...

Belkide sadece basit bir acı...

Ama nerde, kimde, hangi şehirde kalmış olanlar olmuş kime ne...

Boşuna katledilen bunca ömür...

Bir hiç avuçlarımdaki benden son kalan değerler...

Bilmiyorum, bilemiyorum, neden diye sormaya cesaretim bile yok...

Belki bir gün olur, gelip ellerimden tutar umutlarım, galiba beni bulur yada bu son bulur...

Yada hiç uğramaz kendi bilir, kendi görür, çeker sonunu bile bile acının son demini vurduğu yerde...

Düşer ahım peşine, kalanları toplar çeker gider arkasına bile bakmadan...

Elveda hüzün, merhaba düşler sana geliyorum bekle beni...


F. Nesibe Yılmaz 28.04.08

19 Şubat 2008

Eurovision 2008 - Mor ve Ötesi


Şarkı her ne kadar güzel olsa da, Eurovision için kriterleri tekrar unutmuşa benziyoruz ne yazık ki... Elbette ülkemizi en iyi şekilde temsil etmelerini ve BAŞARILAR diliyoruz

18 Şubat 2008

World Press 2007 Photo Ödülleri

Her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve bu yıl 51'incisi gerçekleştirilen Dünya Basın Fotoğrafı yarışmasına, 125 ülkeden toplam 5 bin 19 fotoğrafçı, 80 binin üzerinde fotoğraf ile katıldı.

''2007 Dünya Basın Fotoğrafı Ödülü''nü, İngiliz foto muhabiri Tim Hetherington kazandı. Amsterdam'da seçici kurul tarafından yapılan açıklamada, foto muhabiri Tim Hetherington'un ödülünü, geçen Eylül ayında Afganistan'da çektiği, sığınakta yorgun düşmüş Amerikan askerini gösteren fotoğrafıyla aldığını bildirdi. İngiliz foto muhabiri basın fotoğrafındaki birinciliğiyle birlikte 10 bin euro da para ödülünün sahibi oldu.

World Press Yılın Fotoğrafı - Tim Hetherington


Spor (Öykü) kategorisinde birincilik - Erik Refner


Sanat ve Eğlence (Öykü) kategorisinde birincilik - Rafal Milach


Dünya Basın Fotoğrafı Yarışmasında 10 ayrı dalda 23 ülkeden 59 foto muhabirine daha ödül verildi. Ödül kazanan bu fotoğrafçılar arasında Türkiye'den kimse bulunmuyor.

Dünya Basın Fotoğrafı yarışmasında dereceye girenlere ödülleri, 27 Nisanda Amsterdam'da düzenlenecek törenle verilecek.

Ödül kazanan fotoğraflar önce Amsterdam'da 29 nisan - 22 haziran arasında, daha sonra da dünyanın değişik yerlerinde 100 ayrı salonda sergilenecek.

CNN Türk

15 Şubat 2008

Sinemacı Gençler, Kaçırmayın!

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından 13 – 23 Mart 2008 tarihleri arasında düzenlenecek 19. Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında, Avrupa Birliği Gençlik Değişimi projesi gerçekleştirilecek.

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı ve Culture and Art Initiative işbirliğiyle gerçekleşecek "Kafandakini Çek (Get Your Own Picture)" adlı projede 32 Alman ve 32 Türk genci, on gün ortak hedefler doğrultusunda birlikte çalışacak ve çeşitli workshoplara katılacak. Proje kapsamında, genç katılımcıların film yapımına ilişkin teorik eğitim aldıktan sonra “Avrupa Mitleri” konusunda kendi fikirlerinden yola çıkarak birer kısa film yapmalarına olanak sağlanacak.

Gençler arasında Avrupalılık bilincini güçlendirmeyi ve dinler arası karşılıklı diyalogla anlayışı arttırmayı hedefleyen projenin diğer workshopları ise Film Festivali Sanat Sokağı ile Detmold Almanya 2009 buluşması.

Etkinliklere ve workshoplara katılımın ücretsiz olduğu projenin ikinci ayağı Almanya'nın Detmold kentinde gerçekleşecek.

Bu etkinliklere katılmak isteyenlerin, proje düzenleyicileri ile tanışmak ve detaylı bilgi almak üzere 16 Şubat 2008, Cumartesi günü saat 10:00’da Ankara Kızılay Büyülü Fener sinemasında düzenlenecek toplantıda bulunmaları gerekiyor.

13 Şubat 2008

Kütahya'da Halk Eğitimi Merkezi Kursları

Kütahya Halk Eğitimi Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü’nün 2007-2008 yılında 3 ayrı alanda açtığı kurslarda en çok ilgiyi mesleki-teknik içerikli kursların gördüğü bildirildi. Ayrıca Kütahya'da Halk Eğitimi Merkezi kurslarından 7 bini aşkın kişi yararlanıyor

Halk Eğitimi Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 2007–2008 eğitim öğretim yılında çok sayıda ve birçok meslek grubuna yönelik 289 ayrı kurs düzenlendi. Mesleki-teknik, sosyal-kültürel ve okuma-yazma alanlarında açılan kurslarda en çok ilgiyi toplamda 3 bin 570 kişi ile mesleki-teknik kursu gördü.


Mesleki-teknik alandaki kurs sayısı 121 olurken, okuma-yazma alanında 37 ve sosyal-kültürel alanda da 131 kurs açıldı.

Kütahya Halk Eğitimi Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü yetkilileri, kursların hala devam ettiğini, bazı alanlarda açılan kursların ise gelen talepler doğrultusunda açıldığını bildirdi.

Mesleki-teknik alanda 2007-2008 eğitim ve öğretim yılı içerisinde toplamda 121 kurs açıldığı ve 3 bin 570 kişinin kursa müracaat ettiği belirtildi.

Mesleki-teknik, okuma-yazma ve sosyal kültürel kursların hemen hepsinde erkek katılımcıların daha fazla olduğu belirtilirken, açılan 121 mesleki-teknik kurslarına 2 bin 659 erkek, 911 bayan katılımcı, açılan 37 okuma yazma kurslarına 577 erkek, 216 bayan katılımcı ve açılan 131 sosyal-kültürel kurslarına ise bin 375 erkek, bin 383 de bayan katılımcı katıldı.

Söz konusu alanlarda toplamda 289 kurs açılırken kurslara 4 bin 611 erkek, 2 bin 510 bayan kursiyerin katıldığı, toplamda da 7 bin 121 kursiyerin olduğu açıklandı.

Yetkililer ayrıca bu yıl açılan kursların hala devam ettiğini, gelen kursiyer sayısında zaman zaman azalmaların yaşandığını, sona eren kurslarda da birçok kişinin katıldığı kursla ilgili belgelerini aldığını söyledi.

30 Ekim 2007

“Şu Çılgın Türkler” Sahnede


Turgut ÖZAKMAN’nın yazdığı ve en çok satanlar listesinde bulunan “Şu Çılgın Türkler” adlı kitap, Atilla ÖZGEN’in yönetiminde Şu Çılgın Türkler adlı tiyatro oyunu olarak Kocacık Çarşısı Atatürk Kültür Merkezin’de izleyicilerle buluştu.


Türk milletinin kahramanlıkları ve Kurtuluş Mücadelesi anlatılan oyunu Samsun Sanat Tiyatrosu, 36 kişilik oyuncu ekibi ile 3 ayda hazırladı. Oyun 2 seans halinde 1.5 saat sürüyor.

2007-2008 sanat sezonunda sahnelenecek oyunun gala gecesine Samsunlular büyük ilgi gösterdi. Oyunun gala gecesine Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Yıldırım, Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli, kamu kurum ve kuruluşların üst düzey yöneticileri de katıldı.


Samsun Sanat Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Yaşar Gündem, Türkiye'de en çok satan ve Türk milletinin kahramanlıklarını anlatan kitabı tiyatroya uyarlamanın mutluluğu içinde oldukları belirterek, Türkiye'de ilk kez "Şu Çılgın Türkler" kitabını tiyatroya uyarlayarak kendilerinin oynadığını ifade etti. Gündem, oyunu tüm ülke genelinde sahneleyeceklerini de sözlerine ekledi.

5 Eylül 2007

Sevdanın Dumanı

Çok mu geç bu zaman ,
Değiştirmek için her şeyi, silebilmek için öfkeleri
Susturabilmek için yaşlı gözleri ?
Özür dileyebilmek için yine geç mi kaldık?
Kabahatlar mi büyüdü böyle hızlı,
Yoksa biz mi yenildik yıllara?
Gurur tıkadı önce yolları,
Sonra hasretler bindi ayrılığa .
Gözyaşları yetti özlenen yare sarılmaya..
Öpülmeyi beklerken dudaklar
Bir damla yaş ıslattı onları..
Ama yine de dön demedi yürek!
Gün oldu
Susmadı sancısı kalbin;
Gün oldu
Uyku girmedi gözlere.
Ama bekledi,
Sustu!
Öfkesine mahkum etmesini bildi sevgisini
Tıpkı bir zamanlar haykırmasını bildiği gibi…
Şimdi günler aylar geçti,
Her şey için Geç’ti.
Uykusuz gecelerin,
Ağlayan gözlerin
Ve daha birikmiş birçok şeyin
Nedenini bilmek, sormak için geçti!
Ne bu yangına neden sorulurdu artık,
Ne de su döküp söndürülürdü.
Bu ateş çoktandır yanmakta bu yürekte…
Öyle ki bir düşün;
Kim bilir dumanı bile şimdi hangi yüreğe sinmekte!…


Selin ÖZÇELİK

27 Ağustos 2007

DİKENLİ İNCİ

Şeffaf karanlığın ardından seslenen ay

Say beni sana eşlik eden bulutlardan biri

Al yüreğimi acıtan dikenli inci tanelerini

Bir hiçken sebeplerin ruhumda siyah izleri

Işığına kendi yolunca yönelt beni

Sal denizden gece bitmeden içimdeki sesleri

Fırlat derinlere kimsesiz bir taş gibi

Kopup gitsin artık koydan bu ruhun semeri

Siyahın umuda sarıldığı bir sabah gibi

Bitir kalbimin bu diyardaki ebediyetini

Boğulsun dalgalarda ruhumun kadife renkli çiçeği


H. YASEMEN GÜV
EN



NOT: Şairimizin bu şiiri, Badem Grubu vokalistlerinden Barış BAHÇECİ tarafından bestelenmiştir.

23 Ağustos 2007

“Harry Potter ve Ölüm Yadigarları” 9 Ekim’de Türkiye’de


J. K. Rowling'in yazdığı Harry Potter serisinin yedinci ve son kitabı olan “Harry Potter and Deathly Hallows” İngiltere'den Çin'e dünyanın dört bir yanındaki kitabevlerinde raflardaki yerini aldı bile. 21 Temmuz tarihinde yayınlanan serinin son kitabı, İngiltere baskısında 608 sayfa, Amerikan baskısında 759 sayfa olarak basıldı. Bir ay boyunca en çok satanlarsinde kaldı.Kitap ilk 24 saatte ise 11 milyon sattı. Oysa Harry Potter serisinin 6. kitabı “Harry Potter and The Half-Blood Prince”, ABD’de piyasaya çıktığı ilk 24 saatte 6,9 milyon adet satmış ve bugüne kadar en hızlı satılan kitap olmuştu. Yazar J. K. Rowling, kitabın tanıtımını İngiltere'deki Ulusal Tarih Müzesi'nde yapmıştı. Amerikan basımının kitap kapağını yine Mary GrandPré hazırladı.


Türkiye’de çevirisi, önce “Ölümcül Takdis” olarak yayılmıştı; fakat yapılan açıklamadan sonra kitabın Türkçe adı “Harry Potter ve Ölüm Yadigarları” olarak belirlendi. Kitabın Türkiye’de yayın tarihi ise “9 Ekim” olarak açıklandı. Serinin bu son hikayesi, önceki kitapları gibi dünyada İngilizce’den sonra yayımlanan ilk çevirilerden biri olacak ve Yapı kredi yayınları tarafından yayınlanacak kitap 608 sayfa ve Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutluk tarafından dilimize çevrildi. Yapı Kredi Yayınları ilk baskıyı 100 bin adet olarak planladı.

Kitabın Diğer Ülkelerde Adı:

Bulgaristan: Хари Потър и Смъртоносните светии

Brezilya: Harry Potter e as Relíquias Mortais

Danimarka: Harry Potter og de Dødelige Hyl

Estonya: Harry Potter ja surmapühakud

Fransa: Harry Potter et les Saints Mortuaries

İngiltere: Harry Potter and the Deathly Hallows

İtalya: Harry Potter e il rito mortale

İzlanda: Harry Potter og Fönixreglan

İspanyolca: Harry Potter y os santos mortales

Katalan: Harry Potter i les relíquies mortals

Litvanya: Haris Poteris ir pražütingos relikvijos

Macaristan: Harry Potter és a halálos szentek

Portekiz: Harry Potter e os Santos Mortíferos

Romanya: Harry Potter si Sfintii Muritori

Rusya: Harry Potter i Smertonosnie Relikvii

Türkiye : Harry Potter ve Ölüm Yadigarları

17 Ağustos 2007

MELEKLER KULAĞINA FISILDAMIŞ…


Amerika’nın geçtiğimiz ay 53 yaşına basan dünyaca ünlü Latin rock müzisyeni Santana’nın – asıl adı Carlos Augusto Alves Santana – onlarca albüme imza attığını hepimiz biliyoruz. 1960’lı yıllardan beri müzikte saltanatını koruyan başarılı sanatçının kendi adını marka yaptığı bayan ayakkabıları, şapkaları, t-shirtleri, vb. de bulunmakta. Bütün bunlardan ziyade, ünlü müzisyenin 9 Grammy ödüllü albümü “Supernaturel” ilk kez piyasaya çıktığında satış rekorları kırmıştı. Bu albümdeki bir şarkının sözleri ise oldukça ilginç: “Elini başımın üstüne koymuş bir melek var - Bana korkacak bir şeyimin olmadığını söylüyor: La ill aha ill Allah”… İddiaya göre “Put Your Lights On” başlıklı bu şarkıyı Everlast geçirdiği trafik kazası üzerine yoğun bakımdan çıktıktan sonra hastanede yatağında yazmış. Şarkıyı indirip dinlemenizi tavsiye ederim. İşte şarkının İngilizce sözleri ve kendi Türkçe çevirim:

Hey now, all you sinners / Evet şimdi bütün günahkarlar
Put your lights on, put your lights on / Işıklarınızı açın ışıklarınızı
Hey now, all you lovers / Evet şimdi bütün aşıklar
Put your lights on, put your lights on / Işıklarınızı açın ışıklarınızı
Hey now, all you killers / Evet şimdi bütün katiller
Put your lights on, put your lights on / Işıklarınızı açın ışıklarınızı
Hey now, all you children / Evet şimdi bütün çocuklar
Leave your lights on, you better leave your lights on / Işıklarınızı açık bırakın, bu sizin için daha iyi
Cause there’s a monster living under my bed /
Whispering in my ear / Kulağıma fısıldıyor
There's an angel, with a hand on my head / Elini başımın üstüne koymuş bir melek var
She say I’ve got nothing to fear / Bana korkacak bir şeyimin olmadığını söylüyor
There’s a darkness deep in my soul / Ruhumun derinliklerinde bir karanlık yatıyor
I still got a purpose to serve / Hala yerine getirmem gereken bir amacım var
So let your light shine, into my hole / Bu yüzden bırak ışıkların evime girsin
God, don’t let me lose my nerve / Tanrı’m, cesaretimi kaybetmeme izin verme
Lose my nerve / İzin verme
Hey now, hey now, hey now, hey now / Evet şimdi, şimdi, şimdi, şimdi
Wo oh hey now, hey now, hey now, hey now / Ah şimdi, şimdi, şimdi, şimdi
Hey now, all you sinners / Evet şimdi bütün günahkarlar
Put your lights on, put your lights on / Işıklarınızı açın ışıklarınızı
Hey now, all you children / Evet şimdi bütün çocuklar
Leave your lights on, you better leave your lights on / Işıklarınızı açık bırakın, bu sizin için daha iyi
Because there’s a monster living under my bed / Çünkü yatağımın altında bir canavar yaşıyor
Whispering in my ear / Kulağıma fısıldıyor
There's an angel, with a hand on my head / Elini başımın üstüne koymuş bir melek var
She say's I’ve got nothing to fear / Bana korkacak bir şeyimin olmadığını söylüyor
La ill aha ill allah / La ilahe illallah
We all shine like stars / Hepimiz yıldızlar gibi parıldıyoruz
We all shine like stars / Hepimiz yıldızlar gibi parıldıyoruz
Then we fade away / Ve sonra sönüyoruz

Zehra MUTLU

1 Ağustos 2007

Bir Deliden Mırıltılar

Sizi anlamıyorum
Akıl denilen tablonuzdaki
Sürrealist renklerinizi
Gözümüze sokmaktan vazgeçin.
Sizi duyuyorum
Fazla bağırmayın
Yalanlarınız
Kulaklarımı tırmalıyor.
Sizi görüyorum
Anlamlaştırmaya çalıştığınız vicdanınız
Gözlerimi kanatıyor.
Gördüğümüzü zannettiğiniz hayaller
Sizin gerçeklerinizden daha korkunç değil.
Siz akıllı insanlar
Savaşlarınızdan uzak tutun bizi
Kan banyonuzda yıkanmaktansa
Sonsuza dek kirli kalırız.


DAPHNE