Ara Verdik

Sinemayadair.com web hosting problemleri sebebiyle uzun bir süre yayınlarına ara vermek zorunda kalmıştı. Bu durumdan dolayı tüm Sinemayadair.com takipçilerinden özür diliyoruz.

Hosting problemlerinin giderilmesiyle birlikte, Sinemayadair.com yeni yüzüyle ve öncekinden daha dolu, güncel ve zengin sinemaya dair içeriklerle pek yakında yayında olacak...

Bu süre boyunca Sinemayadair.com'u sosyal medyadan takip edebilirsiniz:

30 Aralık 2010

The Tourist: Sadece Güzellik Yetmez

Yönetmen koltuğunda Florian Henckel von Donnersmarck; oyuncu kadrosunda ise Angelina Jolie ve Johnny Depp gibi güzellikleriyle ünlü isimleri gördüğümüz  “The  Tourist” adlı film, İtalya’ya yolculuk eden Amerikalı turist Frank (Deep)’ in başından geçenleri konu alıyor. Venedik gibi masalsı bir ortamda çekilen sahneler, filmi seyretme konusunda izleyicide heves uyandırırken; aynı etkiyi Angelina Jolie ve Johnny Deep isimleri de yaratıyor şüphesiz.

Hitchcock tarzı komedi gerilim filmi; “The Lives of Others” dan tanıdığımız ünlü Alman yönetmen, “The Usual Suspects” ile anılan Amerikalı yazar ve “Gosford Park” ile ünlenen İngiliz yazar üçlemesinin bir araya gelmesiyle oluştu. Bu mükemmel üçlünün her birinin de Oscar ödüllü olduğunu düşünürsek, daha filmi izlemeden yeni bir ödülün yolda olduğunu tahmin edebiliriz.

Oyuncuları, senaryoyu ve teknik ekibi bir kenara bırakıp düşünürsek; sahneleri bir trende ve Venedik’te geçen bir filmden kötü olmasını bekleyebilir misiniz? Hem de tüm bu gösteriş Angelina Jolie ve Johnny Deep ile bir araya getirilmişse… Ancak durum pek de beklenildiği gibi değil. Jolie’ nin, yeni Audrey Hepburn veya Elizabeth Taylor varisi olup olmadığı tartışıla dursun, güzel sanatçı The Tourist gibi bir filmden daha iyilerinde yer almazsa varolan başarılarını da unutturacak. Açıkçası filmi cazip kılmak için güzellikten daha fazlasına gerek var. Bir sanat eseri ortaya çıkarıyorsanız içeriğini de düşünmek zorundasınız, çoğu insan güzellik seyretmek için sinemaya para vermek istemeyecektir. Ayrıca, Deep’in “Karayip Korsanları” üçlemesi gibi birçok taktir gören yapıtı bulunurken böylesi sığ bir projeye evet demesi şaşırtıcı bir durum. Bu kadar ünlü ve başarılı bir insanı bir projeye sokup mantık hatalarıyla dolu sıradan sıkıcı bir film çekebilmek… Dahası, bu ünlü isimleri böyle sükse ve göz boyama hileleriyle dolu bir filmde oynamaya razı etmek… Hayal kırıklıklarıyla dolu bir sinema filmi ile daha karşı karşıyayız.

0 yorum: