Ara Verdik

Sinemayadair.com web hosting problemleri sebebiyle uzun bir süre yayınlarına ara vermek zorunda kalmıştı. Bu durumdan dolayı tüm Sinemayadair.com takipçilerinden özür diliyoruz.

Hosting problemlerinin giderilmesiyle birlikte, Sinemayadair.com yeni yüzüyle ve öncekinden daha dolu, güncel ve zengin sinemaya dair içeriklerle pek yakında yayında olacak...

Bu süre boyunca Sinemayadair.com'u sosyal medyadan takip edebilirsiniz:

5 Ekim 2010

İstanbul Film Festivali Kenti Geziyor

Avrupa Birliği'nin katkılarıyla 2-3 Ekim'de Kartal Bülent Ecevit ve Üsküdar Altunizade kültür merkezlerinde başlayan İstanbul Film Festivali Kenti Geziyor etkinliği 9-10 Ekim'de Başakşehir ve Halkalı kültür merkezlerinde devam edecek. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek bu etkinlik kapsamında 12.00 seansında eğlence dolu animasyon filmi Parti Tırtılları’nı, 15.00 seansında 
29. İstanbul Film Festivali’nin açılış filmi olan Paris’te Son Konser’i ve 18.00 seansında da Türk sinemasının unutulmaz aşk filmlerinden Selvi Boylum Al Yazmalım’ı izleyebilirsiniz.

Başakşehir ve Halkalı Kültür Merkezi, 9-10 Ekim
Etkinlik Programı

12.00 Parti Tırtılları (çocuk filmi)
15.00 Paris'te Son Konser
18.00 Selvi Boylum Al Yazmalım

PARTİ TIRTILLARI
Danimarka-Almanya / 2008 / 78' / Yön: Thomas Borch Nielsen


Barry olmak zor iş. Solucanlara hiç saygı gösterilmiyor. Gıda zincirinin en dibinde olmanın zorluklarını yaşarken en büyük hayalin gübre fabrikasında çalışmak olabilir… Ama bir gün, Barry, babasının eski disko plaklarından birini çalmaya başlar. İşte o zaman hayatı alt üst olur! Birden kaderi gözlerinin önünde canlanır: Dünyanın en büyük disko grubunun yıldızı Barry, grubun adı da Cilalı Barry ve Disko Solucanları olacaktır! Elleri, kolları, ritim duygusu ya da bir grubu olmasa da Barry hep ne der? "Yaparız bir şekilde!" Boogie ve funk şarkılarıyla dans etmek, kendi dans grubunu oluşturmak, arkadaşlarıyla birlikte ünlü olmak ister Barry. Ama işler göründüğü kadar kolay değildir. Bir solucanın disko kralı olabilmesi için hem önyargıları yıkabilmesi hem de solucan milletinin kıskançlığını aşabilmesi gerekir.

PARİS'TE SON KONSER Fransa-İtalya-Romanya-Belçika / 2009 / 119' / Yön: Radu Mihaileanu

Kimlik sorununu araştırmayı sürdüren Radu Mihaileanu,
Paris'te Son Konser ile ilk komedisine imza atıyor. Son yarım saati hariç mizah ağırlıklı bu filminde, kendine has trajikomik durumlar aracılığıyla Slav ırkı ve Yidiş Yahudi folkloru hakkında ilginç tespitlerde bulunuyor. Rusya'da geçen, fars atmosferi içinde anlatılan filmin ilk saati klişelerle dolu. Filmde, ekibindeki Yahudi müzisyenleri koruduğu için Brejnev tarafından işinden kovulan Rus orkestra şefi Andrei'in öyküsü anlatılıyor. Yüreği insan sevgisi dolu Andrei'in bir rüyası vardır: Basit işlerde hayata tutunmaya çalışan eski müzisyenlerini bir araya getirip, oluşturacakları yeni orkestranın ünlü Bolşoy Filarmoni Orkestrası kimliğiyle Paris'te konser vermesini sağlayarak Bolşoy'dan intikam almak. Konsere sponsor olan, yeni zengin, uyanık, görgüsüz iri yarı Rus karakteri filmde karikatüre yakın bir üslupla çizilerek, son yılların yükselen değerleri arasında yer alan yeni Rus milyarderleri incelikle hicvediliyor. Rus ve Fransız oyunculardan oluşan kadro iki lisanı konuşurken, ustalıkla abartılan bu diyaloglar komik durumlar yaratıyor. Filmin son yarım saatindeki görkemli, hüzün dolu konser bölümü ise izleyicinin gözyaşlarını harekete geçiriyor.

SELVİ BOYLUM, AL YAZMALIM
Türkiye / 1977 / 90' / Yön: Atıf Yılmaz


Atıf Yılmaz filmleriyle pek çoğumuzun yaşamına iz bırakmış, Türk sinemasının büyük yönetmenlerinden biridir. Sonsuz bir zarafetle, "içeriden" anlattığı kadın hikâyeleri
Mine, Adı Vasfiye, Aaah Belinda izleyici tarafından çok sevilmiştir. Yine de nedense hiçbiri Selvi Boylum Al Yazmalım kadar yüreklere dokunmamıştır. Cengiz Aytmatov'un romanından uyarlanan, başrollerini filmdeki rolüyle Taşkent Film Festivali'nde en iyi kadın oyuncu ödülü kazanan Türkan Şoray, Ahmet Mekin ve bu yıl İstanbul Film Festivali tarafından Sinema Onur Ödülü'yle taçlandırılan Kadir İnanır'ın paylaştığı 1978 yapımı film, bugün hâlâ pek çok sinemaseverin en sevdiği aşk filmi olma özelliğini koruyor.
 

0 yorum: