9 Eylül 2010

Guillermo Del Toro Tom Cruise’u İstiyor

Guillermo Del Toro’nun uzun vadeli geliştirme projesi At the Mountains of Madness  hakkında heyecanlandırıcı bir haber sunulmuştu ki James Cameron’un yapımcılığında  3 boyutlu olarak gerçekleştirilecek.  Yine aynı kaynaklara göre Universal, James McAvoy’u başrol için istiyor ancak Del Toro ise Tom Cruise’da ısrar ediyor.  Chris Pine ismi de aynı rol için anılmakla beraber, oyuncunun yoğun programı sorun kaynağı olabilir.

Cruise ve Del Toro’nun büyük ihtimalle daha önceden tanışıyor olabilecekleri biliniyor ki Van Helsing projesinde, yıldız olarak Cruise ve yapımcı olarak da Del Toro’nun çalışma olasılığı tartışılmıştı. At the Mountains of Madness projesinde karşılaşılan engellerin üstesinden gelindi ve filmin yapım tarihinin Mayıs 2011 olması kararlaştırıldı.

Ayrıca McAvoy, Matthew Vaughn’un” X-Men: First Class” adlı film çekimlerine başlamak üzere ve burada genç Profesör Charles Xavier olarak rol alacak. Cruise cephesinde ise ekim ayında çekimlerine başlanacak dördüncü “Mission: Impossible” projesi bulunuyor. Programı henüz kararlaştırılmamış film çekimine başlamak için en az bir yıl gerekiyor, dolayısıyla oyuncu kadrosu seçimini için bolca vakit var. Aslen aktörler için olağandışı olmayan bu projelerden çıkarılma ve yenisine eklenme durumu şimdi de At the Mountains of Madness ile bağlantılı olarak duyuluyor.

4 Eylül 2010

Lisbeth Salander: Ejderha Dövmeli Kız

Son zamanlarda kitapçıların “en çok satanlar” raflarındaki kalın kırmızı kapaklı kitap eminim ki pek çoğunuzun ilgisini çekmiştir. Evet ”Ejderha Dövmeli Kız”dan bahsediyorum. Son zamanlarda okuduğum en iyi polisiyelerden diyebilirim. Serinin ikinci kitabı daha taze çıktı, üçüncüsü yolda… Kitabı okuyanlarınız bilir. Kitaba adını da veren ejderha dövmeli kız (Lisbeth Salander), şu ana kadar okuduğum kitapların içindeki en ilginç ana karakter diyebilirim. Hani bazen okuduğunuz kitabın ya da izlediğiniz filmin ana karakteriyle gerçek hayatta oturup iki kelam etmek istersiniz ya aynen öyle. Kitaptan daha çok, yaratılan bu karakter ilgi  görüyor tüm dünyada.

Sadede geleyim. Geçenlerde kitabın ismini internette aratırken karşıma bu üçlemenin filmleri çıktı. Birbiriyle iç içe olan bu üçlemenin filmleri de çoktan çekilmiş. Hatta hepsi 2009’da yayınlanmış. İkinci kitabı bitirir bitirmez ilk iki filmi izledim. Filmlerin orijinal seslendirmeleri İsveççe. Tabi ki kitap kadar ayrıntılı olmasını beklemiyordum ancak ufak detayları yakalamalarına da şaşırdım. Polisiye düzeyde kaliteli bir film olduğunu söyleyebilirim. Özellikle başroldeki Lisbeth Salander karakterindeki cast seçimi beni benden aldı. Karakterle ilgili bir dipnot vermek ve ilginizi çekmek için kısaca; Lisbeth Salander: Küçüklüğünde büyük sorunlarla karşılaşmış ancak derdini kimseye anlatamamış, sonra da akıl hastanesine kapatılmış, topluma zararlı olduğu düşünülen bir karakter. İçine kapanık, kendine göre kuralları ve katı bir ahlak anlayışı var. Fotografik hafızaya, keskin bir zekaya sahip ve dünyanın en önde gelen hackerlarından biri. Kendi kafamda yarattığım karakterle birebir uyuşan bir oyuncu tercih etmişler filmde. Tabi her zaman olduğu gibi önce filmi izleseydim filme daha iyi bir not verebilirdim. Bu hepimizin başına gelen bir durum. Serinin üçüncü kitabını okuduktan sonra üçüncü filmi izleme kararı aldım. Ancak meraklılarına üç filmi sırayla izlemelerini tavsiye ederim. ”The Girl With Dragon Tattoo”, ”The Girl Who Played Fire”, ” The Girl Who Kicked the Hornets' Nest”. İyi seyirler.

1 Eylül 2010

Fantastic Four: The Thing için Bruce Willis

20th Century Fox henüz açıklamamış olsa da, Fantastic Four’da roller için düşünülenlerin dedikoduları, isimleri daha önce de üç ana kahraman için  olasılıkla bahsedilen - Mr. Fantastic (Adrien Brody), Invisible Woman (Alice Eve) ve Human Torch (Kevin Pennington) - oyuncuların yollarını açıyor. Bununla bağlantılı olanların biri de Bruce Willis, The Thing rolü için sıcak bakılan bir isim. “ComicBookMovie.com”a göre, hızlı bir şekilde takımın kökenini sunacak devam filmi süresince “Die Hard” yıldızının Ben Grimm’i oynaması ve ardından, dönüşüm sonrasında, turuncu kaya karakteri seslendirmesi isteniyor. Bir başka iddia ise özellikle vokal işlerini halledeceği düşünülen Kiefer Sutherland hakkında ve “Screen Rant”dan geldi.

Fox’un ilgilendiği yönetmenin seçimi ve filmdeki kötü adam Doctor Doom’un rol dağılımı hakkında ek bilgiye ise ComicBookMovie.com sahip görünüyor. True Blood yıldızı  Stephen Moyer bu rol için en önemli aday konumunda. Ayrıca üç adet yönetmen adayı üzerinde duruluyor:  Joe Carnahan (The A-Team), David Yates (Harry Potter) ve James McTeigue (V for Vendetta).Yetenekleri farklılık göstermesine rağmen üçü de çizgi roman filmi yapma hususunda önemli kapasiteye sahip.

Eğer tercih hakkınız varsa şimdi kullanmanın tam sırası, çünkü bunun gibi dedikoduları yaymak stüdyolara geri bildirim sağlıyor ki bu stüdyoların online hayran muhabbetlerine kesinlikle dikkat gösterdiği de bir gerçek. Rol dağılımı için; insan Grimm’in hızlı görünüp kaybolmaları için Willis daha iyi bir görünüşe sahip, ama Sutherland’ın sesi bu işe daha uygun. Willis’in sesi daha dikkat dağıtıcı olabilir, özellikle “Look Who’s Talking” de konuşan bir bebeğin karakter sesini düşünmeyi sürdürebilirseniz. Bununla beraber Sutherland, “Monsters vs. Aliens”ın generalini seslendirirken mükemmeldi. “it’s clobberin’ time!” bağırışını ondan duymak kesinlikle daha iyi olacaktır.

Peki sizce roller ve yönetmen seçimi ne doğrultuda yapılmalı?