Ara Verdik

Sinemayadair.com web hosting problemleri sebebiyle uzun bir süre yayınlarına ara vermek zorunda kalmıştı. Bu durumdan dolayı tüm Sinemayadair.com takipçilerinden özür diliyoruz.

Hosting problemlerinin giderilmesiyle birlikte, Sinemayadair.com yeni yüzüyle ve öncekinden daha dolu, güncel ve zengin sinemaya dair içeriklerle pek yakında yayında olacak...

Bu süre boyunca Sinemayadair.com'u sosyal medyadan takip edebilirsiniz:

26 Ekim 2010

RED: Emekli ve Tehlikeli

Yönetmen koltuğunda gördüğümüz Robert Schwentke ve hatırı sayılır oyuncu kadrosundaki Bruce Willis, John Malkovich, Mary Louise Parker, Morgan Freeman, Brian Cox ve Helen Mirren isimleri ile “Red” filmi, izleyicide yüksek seviyede merak uyandırıyor.  Son zamanlarda Willis’in çalışmaları arasında Sylvester Stallone’un bekleneni veremeyen “The Expendables” filmi yer alıyor. Konusu, geçen zamana karşın halen pas tutmamış ihtiyar kahramanlar olan “The Expendables” ile “Red” hemen hemen aynı şeylerden bahsediyor. Sadece “Red” de biraz daha mantık kavramı işin içinde. Willis bu sefer, sessiz emekli yaşamında Sarah’a (Mary Louise Parker) aşık Frank Moses rolünde. Kendini ve Sarah’ı tehlikenin içinde bulan Moses, eski tayfasını yeniden bir araya toplamakta çareyi buluyor. Malkovich agresif bir ekip üyesini, Freeman ise olgun sesiyle bilge adamı oynuyor.

Schwentke’nin fakir içerikle komedi-gerilim tarzında kaleme alınmış bu filmi, izleyicinin “Retired Extremely Dangerous” tamlamasının kısaltması olan RED’i gerçekçi bulmasını bekliyor. Kalıplaşmış olağan senaryosuyla şaşırtıcı etki bırakması imkansız olan bu filmde yine karakteristik özellikleri korunan kendini beğenmiş bir Bruce Willis görüyoruz. Oyuncu kadrosunun düzgün seçimi, filmden kaynaklanan hayal kırıklığını tabi ki onaramıyor. Ya da izleyiciler olarak pek de kolay beğenir değiliz artık. Yine de saygı duyulası oyuncu kadrosu için “Old Gold” tanımlamasını kullanmak gerek.

RED filminin fragmanını izleyin:



Yazar: Saliha Karadayı

24 Ekim 2010

Soyguna Hazır Olun!

Bu Bir Soygundur filmi ile birileri bu soyguna dur diyecek!

Anadolu Sahnesi Oyuncuları ve Film Fabrikası Sinemacıları el ele verip, ülkenin en büyük sorunlarından biri olan kredi kartı meselesine dikkat çekmek için geçtiğimiz aylarda motor dedi. Film, tıpkı hitap ettiği kitle gibi parasını sakınarak, ekibin kendi olanakları ile tamamlandı. Anadolu Sahnesi’nin 2006’da sahneye koyduğu aynı adlı oyunun düşük bütçeli bir uyarlama ile sinemaya aktarılabileceğine inanan internet tabanlı gerilla sinema platformu: Film Fabrikası, tamamen “imece usulü” ile ve dijital teknolojinin tüm imkânlarından da faydalanarak filmi hayata geçirdi. DSLR kameralar ile çekilen film bu anlamda da Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyor. Önümüzdeki sene şansını öncelikle festivallerde deneyecek olan yapım, konusu itibariyle de gişeye göz kırpıyor. Film herkesin ilgisini çekebilecek bu konuyla birlikte, absürd mizah tonu çok yüksek senaryosu ile kredi kartı sistemine getirdiği eleştiriler sayesinde kredi kartı mağdurlarının sesi olmaya hazırlanıyor.  Daha önce Tunç Başaran ile çalışmalar yapmış senarist ve mizah yazarı Zafer Avşar’ın kaleminden çıkan filmin yönetmenliğini genç bir isim olan Özgür Bakar üstleniyor.

Filmin konusu ise şöyle:

Ekrem ve Hayati, birbirine paralel bir süreçte bankaya borçlanan iki arkadaştır. Doğal yollarla borç içinden kurtulmayı deneseler de, gün be gün artan faizlerle baş edemeyeceklerini anlarlar ve borçlandıkları bankayı soyarak yine aynı bankaya borçlarını ödemek için plan yaparlar. 

18 Ekim 2010

Filmekimi’nin Ardından…

Filmekimi sonbahar rüzgârı gibi geldi geçti… Aşırı yoğunluk sebebiyle bilet alabilmek için saatlerce sırada bekledikten sonra ancak 4 adet filme bilet bulabilmem bunların ikisinin de ek gösterim filmi olması, Filmekimi’nin zamanla daha popüler hale geldiğinin ya da İKSV’nin çok kötü bir organizasyon düzenlediğinin göstergesi.

İzleyebildiğim filmleri kendi aralarında değerlendirerek 10 üzerinden puanlandırdım:

  1. Chatroom – 9.0
  2. Ateşle Oynayan Kız – 8.5
  3. Amcam Önceki Hayatlarını Hatırlıyor – 7.0
  4. Aslı Gibidir – 6.5 

17 Ekim 2010

47. Altın Portakal Film Festivali Ödülleri

ULUSAL UZUN METRAJLI FİLM YARIŞMASI

En İyi Film:
Çoğunluk (Seren Yüce)

En İyi İlk Film
Gişe Memuru (Tolga Karaçelik)

En İyi Yönetmen
Seren Yüce (Çoğunluk)

En İyi Senaryo
İlksen Başarır - Mert Fırat (Atlıkarınca)

En İyi Görüntü Yönetmeni
Ercan Özkan (Saç ve Gişe Memuru)

En İyi Müzik: 
Mircan (Kar Beyaz)

En İyi Kadın Oyuncu
Claudia Cardinale (Sinyora Enrica İle İtalyan Olmak)

En İyi Erkek Oyuncu
Serkan Ercan (Gişe Memuru) ve Bartu Küçükçağlayan (Çoğunluk)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu:
Ayşen Gruda (Kâğıt)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Cengiz Bozkurt (Kavşak) ve Rıza Akın (Saç)

En İyi Kurgu
Aylin Zoi Tinel (Gölgeler ve Suretler)

En İyi Sanat Yönetmeni
Nihat Düşko (Hayde Bre)

Behlül Dal Jüri Özel Ödülü
Aram Dilbar (Press) ve Zeynep Oral (Atlıkarınca)

Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü
Elvan Albayrak Arca (Sinyora Enrica İle İtalyan Olmak)

Jüri Özel Ödülü
"PRESS", SEDAT YILMAZ

ULUSLARARASI UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI

En İyi Film
"CIRCUS COLUMBIA - GÜZEL BİR HAYATI DÜŞLERKEN" ve "DOOMAN RIVER - TUMEN NEHRİ"
En İyi Yönetmen
LANCELOT VON NASO "ATEŞKES - CEASEFIRE"

En İyi Erkek Oyuncu
NIK XHELILAJ "ARNAVUT - THE ALBANIAN"

En İyi Kadın Oyuncu
EMMA SUAREZ "MOSQUITO NET - SİNEKLİK"

ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI

En İyi Belgesel
Anadolu’nun Son Göçerleri Sarıkeçililer (Yüksel Aksu)

En İyi İlk Belgesel Ödülü
Ofsayt (Reyan Tuvi) – Herkes Uyurken (Erdem Murat Çelikler)

Övgüye Değer Jüri Özel Ödülü
Ordu'da Bir Arganot (Rüya Arzu Köksal)

ULUSAL KISA FİLM YARIŞMASI

En İyi Kısa Film
Berf (Kar) (Erol Mintaş)

Dijital Film Akademisi Ödülü
Bisiklet (İ.Serhat Karaaslan) – Teneke (Bora Yüksel)

Övgüye Değer Jüri Özel Ödülü
Dönüşü Olmayan Yolculuk (Güçlü Yaman)

DİĞER ÖDÜLLER

SİYAD Ödülü (Ulusal)
GÖLGELER VE SURETLER, DERVİŞ ZAİM

SİYAD Ödülü (Uluslararası)
"LA MOSQUITERO - SİNEKLİK"

Kent Konseyi Seyirci Ödülü
"KAVŞAK" SELİM DEMİRDELEN

Gençlik Jürisi Ödülü
VITTORIO MEYDANI'NDA BİR ASANSÖRDE MEDENİYETLER ÇATIŞMASI
 
HALKIN PORTAKALI ÖDÜLLERİ

Halkın Portakalı Birinci Film
Son Helva (Karambol Ekibi)

Halkın Portakalı İkinci Film
(Kıssadan Hisse Ekibi)

Halkın Portakalı Üçüncü Film: 
Sen (Dolunay Ekibi)

17. Uluslararası Altın Koza Film Festivali Ödülleri

En İyi Film Ödülü:
Bal (Semih Kaplanoğlu)

Yılmaz Güney Özel Ödülü: 
Denizden Gelen (Nesli Çölgeçen)

Jüri Özel Ödülü: 
Bora Altaş (Bal)

Adana İzleyici (Halk) Jürisi Ödülü: 
Nefes (Levent Semerci)

En İyi Yönetmen Ödülü: 
Selim Demirdelen (Kavşak) ve Levent Semerci (Nefes)

En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü: 
Emre Erkmen (Kıskanmak)

En İyi Senaryo Ödülü: 
Onur Ünlü (Beş Şehir)

En İyi Müzik Ödülü: 
Selim Demirdelen (Kavşak)

En İyi Kadın Oyuncu Ödülü: 
Nergis Öztürk (Kıskanmak) ve Sezin Akbaşoğulları (Kavşak)

En İyi Erkek Oyuncu Ödülü: 
Tansu Biçer (Beş Şehir)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü:
Beste Bereket (Beş Şehir)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü:
Bülent Emin Yarar (Beş Şehir)

Umut Veren Kadın Oyuncu Ödülü: 
Suzan Genç (Büyük Oyun)

Umut Veren Erkek Oyuncu Ödülü: 
Umut Kurt (Kavşak)

En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü:
Soner Caner (Nefes) ve Nilüfer Çamur Giritlioğlu (Kıskanmak)

En İyi Kurgu Ödülü: 
Çiçek Kahraman, Natalin Solakoğlu (Ses)

SİYAD En İyi Film Ödülü:
Bal (Semih Kaplanoğlu)

5 Ekim 2010

İstanbul Film Festivali Kenti Geziyor

Avrupa Birliği'nin katkılarıyla 2-3 Ekim'de Kartal Bülent Ecevit ve Üsküdar Altunizade kültür merkezlerinde başlayan İstanbul Film Festivali Kenti Geziyor etkinliği 9-10 Ekim'de Başakşehir ve Halkalı kültür merkezlerinde devam edecek. Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek bu etkinlik kapsamında 12.00 seansında eğlence dolu animasyon filmi Parti Tırtılları’nı, 15.00 seansında 
29. İstanbul Film Festivali’nin açılış filmi olan Paris’te Son Konser’i ve 18.00 seansında da Türk sinemasının unutulmaz aşk filmlerinden Selvi Boylum Al Yazmalım’ı izleyebilirsiniz.

Başakşehir ve Halkalı Kültür Merkezi, 9-10 Ekim
Etkinlik Programı

12.00 Parti Tırtılları (çocuk filmi)
15.00 Paris'te Son Konser
18.00 Selvi Boylum Al Yazmalım

PARTİ TIRTILLARI
Danimarka-Almanya / 2008 / 78' / Yön: Thomas Borch Nielsen


Barry olmak zor iş. Solucanlara hiç saygı gösterilmiyor. Gıda zincirinin en dibinde olmanın zorluklarını yaşarken en büyük hayalin gübre fabrikasında çalışmak olabilir… Ama bir gün, Barry, babasının eski disko plaklarından birini çalmaya başlar. İşte o zaman hayatı alt üst olur! Birden kaderi gözlerinin önünde canlanır: Dünyanın en büyük disko grubunun yıldızı Barry, grubun adı da Cilalı Barry ve Disko Solucanları olacaktır! Elleri, kolları, ritim duygusu ya da bir grubu olmasa da Barry hep ne der? "Yaparız bir şekilde!" Boogie ve funk şarkılarıyla dans etmek, kendi dans grubunu oluşturmak, arkadaşlarıyla birlikte ünlü olmak ister Barry. Ama işler göründüğü kadar kolay değildir. Bir solucanın disko kralı olabilmesi için hem önyargıları yıkabilmesi hem de solucan milletinin kıskançlığını aşabilmesi gerekir.

PARİS'TE SON KONSER Fransa-İtalya-Romanya-Belçika / 2009 / 119' / Yön: Radu Mihaileanu

Kimlik sorununu araştırmayı sürdüren Radu Mihaileanu,
Paris'te Son Konser ile ilk komedisine imza atıyor. Son yarım saati hariç mizah ağırlıklı bu filminde, kendine has trajikomik durumlar aracılığıyla Slav ırkı ve Yidiş Yahudi folkloru hakkında ilginç tespitlerde bulunuyor. Rusya'da geçen, fars atmosferi içinde anlatılan filmin ilk saati klişelerle dolu. Filmde, ekibindeki Yahudi müzisyenleri koruduğu için Brejnev tarafından işinden kovulan Rus orkestra şefi Andrei'in öyküsü anlatılıyor. Yüreği insan sevgisi dolu Andrei'in bir rüyası vardır: Basit işlerde hayata tutunmaya çalışan eski müzisyenlerini bir araya getirip, oluşturacakları yeni orkestranın ünlü Bolşoy Filarmoni Orkestrası kimliğiyle Paris'te konser vermesini sağlayarak Bolşoy'dan intikam almak. Konsere sponsor olan, yeni zengin, uyanık, görgüsüz iri yarı Rus karakteri filmde karikatüre yakın bir üslupla çizilerek, son yılların yükselen değerleri arasında yer alan yeni Rus milyarderleri incelikle hicvediliyor. Rus ve Fransız oyunculardan oluşan kadro iki lisanı konuşurken, ustalıkla abartılan bu diyaloglar komik durumlar yaratıyor. Filmin son yarım saatindeki görkemli, hüzün dolu konser bölümü ise izleyicinin gözyaşlarını harekete geçiriyor.

SELVİ BOYLUM, AL YAZMALIM
Türkiye / 1977 / 90' / Yön: Atıf Yılmaz


Atıf Yılmaz filmleriyle pek çoğumuzun yaşamına iz bırakmış, Türk sinemasının büyük yönetmenlerinden biridir. Sonsuz bir zarafetle, "içeriden" anlattığı kadın hikâyeleri
Mine, Adı Vasfiye, Aaah Belinda izleyici tarafından çok sevilmiştir. Yine de nedense hiçbiri Selvi Boylum Al Yazmalım kadar yüreklere dokunmamıştır. Cengiz Aytmatov'un romanından uyarlanan, başrollerini filmdeki rolüyle Taşkent Film Festivali'nde en iyi kadın oyuncu ödülü kazanan Türkan Şoray, Ahmet Mekin ve bu yıl İstanbul Film Festivali tarafından Sinema Onur Ödülü'yle taçlandırılan Kadir İnanır'ın paylaştığı 1978 yapımı film, bugün hâlâ pek çok sinemaseverin en sevdiği aşk filmi olma özelliğini koruyor.
 

3 Ekim 2010

Filmekimi'ne Yoğun İlgi

9. yaşını kutlayan Filmekimi bu yıl da seçkin film programı ile sinefilleri ağırlayacak. Sinemaseverlerin merakla beklediği Filmekimi'nin genel satışları dün (2 Ekim 2010) başladı. Sabah saatlerinden itibaren Atlas Sineması önünde İstiklal Caddesi boyunca uzun kuyruklar oluştu. Bilet almak isteyen sinemaseverler bilet kuyruğunda ortalama 5 saat beklemek zorunda kaldı! 

Bu yıl Emek Sineması'nın yerine Cinebonus salonlarının almasından sonra, İKSV bilet satışı için sadece 3 gişe açarak sinemaseverleri yine şaşkınlığa uğrattı. Yabancı sinemaseverlerin de bulunduğu gişe kuyruğunda bazıları pes etti, bazıları da 5 saat boyunca ayakta bilet alabilmek için mücadele verdi. 

Biletix'in her filme yüksek hizmet bedeli koyması, çok sayıda bilet alacak sinemaseverleri gişeye gitmeye zorladı. Bunun sonucunda da yaklaşık 5 saat süren kuyruk çilesi başladı. 
Bazı filmler için biletler tükendi ve ek seanslar açıldı. İki film haricinde tüm ek seanslar sinemaseverlere "canınız isterse" der gibi gece 24.00'a kondu! Bu filmler:

- Başka Bir Yerde
- New York, I Love You
- Amcam Önceki Hayatlarını Hatırlıyor
- Gümmmm
- İnsalar ve Tanrılar
- Aslı Gibidir

Aşırı yoğunluk gişelerin kapanma saati olan 20.00'a kadar bitmeyince görevliler fuayedeki bilet alamayan sinemaseverler için gişelerde bilet satışlarına devam etti. Satışlar 21.00'da halen devam ediyordu...

Ayrıca bir film için 2-3 seans GALA gösterimi olması ve bu yüzden bilet fiyatının artması sinemaseverleri zor duruma düşürdü. İKSV'ye gala kelimesinin anlamının "bir film için ilk gösterim" olduğunu hatırlatırız...


Fotoğraflar: ADMİN

2 Ekim 2010

Filmekimi Gişeleri Açıldı!

İKSV tarafından sinemanın destekçisi LG sponsorluğunda düzenlenen Filmekimi, dokuzuncu yılında yine dünyanın belli başlı festivallerinde gösterilen ve çok ses getiren ödüllü yapıtlarla usta yönetmenlerin son filmlerini, 8-14 Ekim tarihlerinde izleyicilerle buluşturacak.

Sekiz yıl boyunca Beyoğlu Emek Sineması'nda gerçekleştirilen Filmekimi, bu yıl Emek'in yokluğunda Atlas ve Beyoğlu sinemalarının yanı sıra, Cinebonus Maçka G-mall Sineması'nın 2 ayrı salonunda olmak üzere 4 ayrı salonda izleyicilerle buluşacak. Bu yıl 31 filmden oluşan zengin programıyla 7 gün boyunca izleyiciyle buluşacak Filmekimi'nde 21.30 seanslarında birer filmin galası yapılacak.

Genel satışlar bugün saat 10.30 itibariyle Atlas Sineması’nda, 11.00 itibariyle de Biletix satış kanallarında başlıyor.


Tam
İndirimli (öğrenci ve 65 yaş üstü)
Lale Tam
Lale İndirimli
Hafta içi (11.00-13.30-16.00)
4,00 TL
4,00 TL
4,00 TL
4,00 TL
Diğer
12 TL
8 TL
9 TL
6 TL
Gala
15 TL
15 TL
12 TL
12 TL

Festival biletleri;
Atlas Sineması,
Biletix satış kanallarından [
www.biletix.com
, Biletix Çağrı Merkezi (0212 556 98 00) ve 
(2 Ekim'den itibaren) Biletix satış noktaları] alınabilir.